Eski öğrencilerden düşünceler...

NAZ KAVAS
http://nazkavas.blogspot.com.tr/2014/11/yldz-alpar-bale-okulu.html

BERİN ZAFER
5 yaşındayken gözüme koskocaman gözüken o stüdyoya ilk girdiğim zaman ilkokul, ortaokul, lise çağlarıma kadar uzanacak birçok anıyı barındırabileceği hiç aklıma gelmemişti. Diğer çoğu arkadaşım gibi ben de ailemin desteğiyle baleye başladım. Burada öğrendiğim ilk şey hayatta benimsememiz gereken disiplin anlayışı oldu. Pembe bale patikleri, pembe çoraplar, pembe bale mayosu ve pembe tokalarımı hatırlıyorum. Dışarıdan bakan bir gözün "tek düzelik" olarak nitelendirebileceği bu pembe uyum içinde aslında herkesin iç dünyasında büründüğü farklı bir rengi vardı; zaman geçtikçe bu içimizdeki renkler bize yön vererek hepimizin ayrı ayrı gelişmesini ve göze çarpmamızı sağladı. Eğitimimin neredeyse tamamını buradan aldığıma inanıyorum. Hayata ve dünyaya başkalarından farklı bir açıdan bakabilmemi sağlayan bu okulla tanışmamış olsaydım şu ana kadar kazanmış olduğum bir çok değer yargısından yoksun olurdum. Hayatta başarılı olmak adına bir sanat dalının hobi olarak yapılsa bile insana çok büyük desteği olduğunu düşünüyorum.

DERYA YILMAZ
Hayata değişik bir pencereden bakmamı sağlayan bale, 6 yaşımdayken girdi hayatıma ve bir türlü çıkartamadığım bir parça olarak mezun olmama rağmen hala devam etmekte. Hayatı dansla yaşamayı gördüm; sevgiyi, acıyı, aşkı... Güzel olanı farketmemi sağlayan 14 yıllık bale eğitimim bir disiplin çerçevesinde verildi. Ailemde görmediğim disiplini balede uzun yıllar yaşadım. Kişiliğimin gelişmesinde, olgunlaşmasında bale ilk aşamayı oluşturuyor.
Hayatımızı etkileyen ve ona yön veren bu sanat dalını, aldığımız eğitim doğrultusunda başkalarına aktarabilmek ve onlarla paylaşabilmek bizim için çok gurur verici. 2006 yılında Kadıköy Belediyesi’nin Öğretmenler Günü için düzenlemiş olduğu gecede Kadıköy’ün değerli öğretmenleriyle buluştuk. Öğretmenlerimiz bu sefer öğretmek için değil, bizi izlemek için karşımızdaydılar. Onlara hem şükranlarımızı iletebilmek, hem de bunu dansla ifade edebilmek bizim için çok önemliydi. Dans ederken karşımda beni izleyenlerin hepsinin öğretmen olduğunu düşününce gerçekten heyecanlandım. Bana hâlâ dans etmenin muhteşem duygusunu yaşatan, böyle bir gecede öğretmenlerimize saygımızı dansla sergilememizi sağlayan Yıldız Alpar Bale Okulu’na ve bende emeği olan bale öğretmenlerime sonsuz teşekkür ediyorum.

ELÇİN BÜR
Yıldız Alpar Bale Okulu’na 3 yaşımda başladım. Kendimi bildim bileli bale yapıyorum. Küçüklüğümde hatırladığım kadarıyla bana önceleri bale bir oyun gibi geliyordu. Ama daha sonraları bana kattıklarının farkına varabildim. Vücudumu kontrol altında tutabilmek ve beden dilini kullanabilmek beni diğer insanlardan ayırıyor. Aldığım disiplin yaşantımda daha kontrollü olmamı sağlıyor. Dolayısıyla bale eğitimim dış görünüşüme de yansıyor.
Bale yaptığım zamanlarda kendimi çok iyi hissediyorum ve mezun olmama rağmen kesinlikle vazgeçemiyorum. Bale derslerinde başka hiç bir şey düşünmeden sadece kendimi müziğin diline bırakıyorum ve zaten müzik beni yönlendiriyor.
Ancak, bale ne yazık ki Türkiye'de hak ettiği yeri gören bir sanat dalı değil. Türkiye’de dansçılar baleyi çok fazla para kazandıkları için değil, büyük bir tutkuyla bağlandıkları için yapıyorlar. Yoksa gerçekten sarfettikleri emeğin karşılığını aldıklarını hiç düşünmüyorum. Ayrıca balenin yaygınlaştırılıp daha bilinen ve seyredilen bir sanat dalı olması için de çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum. İnsanların baleyi sevip sevmediklerini görebilmeleri için önce seyretmeleri gerekiyor. Ama çoğu insan bale gösterisine daha önce belki de hiç gitmemiştir. Bence biraz daha tanıtım ve reklam sağlanarak bale biraz daha halka benimsetilebilir. Aslında Türk insanının dansa karşı bir duyarlılığı olduğunu düşünüyorum.
Ben elimden geldiğince yakın çevremde baleyi yaymaya çalışıyorum. Küçüklüğümden beri bale yaptığım için ailem ve arkadaşlarım benim sayemde bale nedir en azından onu öğrenebildiler. Bizim çalışmalarımızı seyretmeye gelen arkadaşlarım balenin ne kadar emek isteyen ve disiplinli bir sanat dalı olduğunu anladılar. Resitallerimizi önceleri ailem, çocuğumuzu görelim diye seyrederken şimdi başta annem olmak üzere bale seyretmekten çok büyük zevk alıyor. Ayrıca biz de, Yıldız Alpar Bale Okulu olarak Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilediğimiz yıl sonu gösterilerinin dışında halka açık yerlerde dans ediyoruz. Özellikle dış mekanlarda yaptığımız gösteriler (Sanatçılar Parkı, Özgürlük Parkı ve Moda İskelesi vs...) dansa ilgi duymayan insanların da bu sanat dalını tanımalarını sağlıyor. Sadece kültür merkezlerinin değil, parkların da halka gerçek sanat dallarını tanıtma görevi anlayışıyla düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bence önemli olan sadece seyircileri sanat merkezlerine getirebilmek değil, bizim de onlara gidebilmemiz. Bir özel bale okulu mezunu olarak bizim de bale seyircisi oluşturmakla yükümlü olduğumuzu hissediyorum. 2006 yılında Kadıköy Belediyesi’nce düzenlenen Öğretmenler Günü kutlamaları çerçevesinde dans ederek bu önemli günde küçük de olsa bir bale gösterisi sunmanın kıvancını yaşadım. Değerli öğretmenlerimizin yakın ilgisinden dolayı sahnede belki de hiç olmadığım kadar heyecanlandım.

AHU ÇAT DALGIN
Okumayı yeni söktüğüm günlerde, her gün elime verilen masal kitaplarını bırakıp bir gazete okumaya kalktım. Yıldız Alpar Bale Okulu’nun 25 yıllık geçmişi anlatılıyordu açtığım sayfada. Merakla okudum ve o gün farkında olmadan yaşamımı yönlendirecek olan kararı verdim. “Ben bu okulda bale öğreneceğim” dedim aileme. İlk önce böyle uzun bir gazete yazısını okuduğum için şaşırdılar, sonra da küçük yaşıma rağmen kararlılığımdan dolayı kutladılar beni.
Yıldız Alpar Bale Okulu’na ilk kez annemin elini tutarak girdiğimde adımlarıma kendimce estetik katmaya çalıştığımı hatırlıyorum şimdilerde. Öyle ya! Kolay mı? Sahnelerde uçarcasına dans eden, parmaklarının üstünde dönen, kabarık tütüler içinde kuğu gibi bir balerin olmayı düşlüyordum. Ve, benim için balenin vazgeçilmez öyküsü ilk bale selamı verdiğim gün başladı.
Bedenimizle bale eğitimi alırken, ruhumuz da aynı ölçüde eğitiliyordu. Birçok akranımızdan farklı olarak daha hoş görülü, sevecen, nazik ve özgüvenli yetişiyorduk. Hepsinin ötesinde ise, bale eğitimi bize tanımı imkânsız bir iç disiplin kazandırdı.
Yıldız Alpar Bale Okulu öğrencilerine baktığınızda, hepsinin hatırı sayılır okullarda okuduğunu ve çok başarılı olduklarını saptayabilirsiniz. Bu da aldığımız bale eğitiminin yaşamımızdaki olumlu yansımalarıdır.
Şimdi ise, annem gibi öğretmenlik mesleğine adım attığım için çok gururluyum. Kadıköy Belediyesi’nin yıllarını öğretmeye adamış değerli öğretmenlerimiz için hazırladığı kutlamalarda yer aldığım ve öğretmenlik mesleğine olan saygımı ve bağlılığımı dans ederek gösterebildiğim için çok mutluyum.

ECE ULUTAN
Baleye 7 yaşımda, hem kendimin hem de ailemin isteğiyle başladım. Çekingenliğimin ve annemden ayrılmak istemememin sıkıntılarını bir süre yaşadıktan sonra buraya alışmaya ve benimsemeye başladım. Tabii, uyum sağlamamda öğretmenlerimin yaklaşımı çok etkili oldu. Büyüdükçe, bale hep varmış ve sanki onunla doğmuşum gibi hissettim. Onunla bütünleştim. Hem ruhuma hem bedenime yavaşça işledi, ve ben farketmeden beni oluşturdu. Bedenimi kullanma biçimini, görüntümü, çevreyi algılayışımı, benim için temel olan bir çok şeyi sihirli bir şekilde değiştirdi. Bir çok erdemin barındığı bu sanat dalından, elimden geldiğince, ben de şükranla yararlandım.
Temel aile eğitimini bale öğretmenlerimden de aldım. Kendi çabamla neleri değiştirebileceğimi ve kendime güvenmeyi öğrendim. Bu güven gitgide daha sosyal olmamı ve kendimi ifade edebilmemi sağladı. Çoğu zaman kendimi alçakgönüllülükle özel hissettim.
Tabii ki balenin birçok zorluğu da vardı. Gün diğerleri için biterken ya da hafta sonunun keyfini sürerlerken ben balede oluyordum. Ancak, hayatım boyunca, neredeyse tüm bale derslerine yorgun ve kimi zaman isteksizce girip ilk dakikalardan itibaren ruhum ve bedenimle güçlenerek sonunda da kendimi, yeni bir güne başlayabilecek dinçlikte ve kendimden emin olarak çıktım. Öğretmenlerimin saçtığı enerjiyi ve ışığı ben de içime aldım ve aydınlandım. Bu bana verildiği için öğretmenlerime minnet duyuyor, ben de verilenleri alabildiğim için Allah’a şükrediyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum. Beni ben yaptığına inandığım bu güzel bale okulunda öğretmen olmanın gururunu taşıyorum. Buranın ve hayatın bana kattıklarıyla bu kutsal mesleğe layık olmaya çalışıyorum. Şu anda benim için en önemli şey aldığım o ışığı saçabilmek ve başka yüreklerde parlayışını görmek.

 
TASARIM SN